Kadın hakları!
Travel

Kadın hakları!

Kadınlar ve erkekler arasındaki eşitliği savunan ve bunun gerçekleştirilmesi için çalışan kadın hakları hareketi, insan hakları kavramı içinde önemli bir yere sahiptir. Kadınların insan haklarının tanınması ve korunması, toplumların gelişmesi ve dünyanın barışı için önemlidir.

Kadınlar, tarih boyunca erkeklerden daha fazla baskı, şiddet ve ayrımcılıkla karşılaşmışlardır. Bunun en açık örneklerinden biri de, kadınların oy kullanma hakkının erkeklerden daha geç kazanmalarıdır. Ancak, son yıllarda kadınların insan hakları konusundaki talepleri daha sık duyulmaya başladı ve bu taleplerin karşılanması için çalışmalar yapılmaktadır.

Kadın hakları kavramı özellikle 19. yüzyılda büyük önem kazandı. Dünya genelinde çok çeşitli kurum ve kuruluşlar kadınların karşılaştığı sorunların ve ayrımcılıkların giderilmesi için çalışmalar yapıyor.

Rönesans öncesi (Antik Çağlarda)[değiştir | kaynağı değiştir]

Kadınların eğitimi için sunulan fırsatlar uzun zamanlardan beri olağan karşılanmayan bir konu olmuştur.

Antik Çağ’da ve Orta Çağ öncesinde kadınlar için akademide eğitim görmek ve çalışmak aslında alışılagelmiş bir durum değildi; fakat mümkündü. Antik Mısır’dan, Antik Yunanistan’dan ya da Roma İmparatorluğu döneminden, zamanının önde gelen kadın doktorları, mimarları, filozofları ve diğer kadın bilgeleri hakkında anlatılar, günümüze kadar ulaşmıştır.

Orta Çağ’ın feodal toplumunda okullar ve üniversiteler giderek kilisenin talimatlarına uymaya başladıktan sonra, kadınların eğitim görebilmeleri neredeyse asırlar sonra, aileleri bir manastıra para yardımı ya da herhangi bir mal devrettikleri takdirde mümkün olmuştur. Tıp ve eğitim alanları kadınların akademik olarak çalışabilecekleri en son alanlar olmuştur. Orta Çağ’ın en ünlü kadın doktoru, tahminen 11. yüzyılda Salerno Tıp Okulu’nda pratisyen hekim olarak çalışan Trotula di Ruggiero’dur. Tıp uygulamaları üzerine birçok makale yazmış, aynı zamanda eşi ve oğullarıyla birlikte tıp ansiklopedisi Practica Brevis üzerinde çalışmıştır. 12. yüzyılda Salerno Okulu’nun ana metni De Aegritudinum Curatione’de (tedavi işlemleri üzerine) okulun yedi büyük ustasının metinleri yer almaktadır ve bunların arasında Trotula’nın öğretisi de bulunmaktadır. Kızların ve kadınların eğitimi için tarihteki en önemli öncülerden birisi, bilginin nasıl yayılacağı konusundaki “Omnes, omnia, omnino” (Herkes her şey hakkında bütün bilgileri öğrenmek zorundadır.) ifadesiyle Bohemya Kardeşler Cemiyeti’nin piskoposu Jan Amos Comenius olmuştur.

Batı[değiştir | kaynağı değiştir]

Aydınlanma Çağı’yla birlikte devlet okulu ve genel zorunlu eğitim düşüncesi yayılmaya başladığında, kızların bu zorunlu eğitime dâhil edilip edilmemesi tartışmasının başlaması fazla uzun sürmemiştir. Bu zamana kadar kızlar ve genç kadınlar için diploma alabilmek sadece yüksek kız okulunu bitirmekle mümkündü. Bu okullarda kızlar ev kadını ve ev yönetimindeki hayatlarına hazırlık yapıyorlardı. Müfredatta güzel sanatların yanı sıra el sanatları ve ev ekonomisi dersleri de bulunuyordu. O zamanki toplumlarda kızların daha fazla konu hakkında bilgi sahibi olmalarına izin verilmiyordu.

Kadınlar için vatandaşlık hakkının istenmesinden sonra, ilk kadın hareketlerinin talepleriyle birlikte o zamana kadar sadece erkeklerin yararlandığı mesleki eğitime, kadınların da gidebilmeleri istenmiştir. Özellikle kadınların üniversitede eğitim görebilmeleri bir asır boyu tartışılmış ve karşı çıkılmıştır. İzin verilmeden önce kadınların fiziksel yapıları ve düşünsel yetilerinin böyle bir eğitim için yeterli ve uygun olup olmadığı tartışma konusu olmuştur.

1840 yılında ilk kadın öğrenci dinleyicileri Zürih Üniversitesi’ne gelmiş ve 1863’den itibaren kayıtlar artmıştır. Örneğin, 1892 yılında yazar Ricarda Huch tarih konulu çalışmasıyla Zürih Üniversitesi’nden mezun olmuştur. 1849 yılında ilk kadın koleji olan Londra Üniversitesi kurulmuş ve 1870-1894 yılları arasında neredeyse bütün Avrupa genelinde kadın eğitimi çalışmaları devam etmiştir. Yalnızca Prusya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu bu konuda geç kalmıştır.

Bilim dünyasında isim yapmış bazı kadınlar: nükleer fizikçi olan Chren Sluung Wu (1915) kainatın fiziksel yapısı hakkında mevcut yanlış anlamların kalkmasına yardım etmiş, Hınlıley Quımby (1891) radyasyon fiziğinin doğmasına yardım etmiş, zoolist Jocellyn Crane küçük hayvanların toplumsal davranışlarını etüt etmek için çok zor şartlar altında çalışmış, biyokimyager Gadys Anderson Emerson (1903) insan vücudunda vitamin eksikliği hakkında bilgiler toplamış ve Dorotlica Rudnick embriyo parçalarını bir yerden başka bir yere nakletme tekniğinde usta olan bilimcilerdendir.

Kadınların politikaya katılımlarının ilk adımları Fransız devrimi sırasında, 1791 yılında Olympe de Gouges’in Kadın Hakları Bildirgesi’ni yayınlamasıyla atılmıştır. 1831 ve 1848 devrimleri esnasında da Fransa’daki kadınlar seçme hakkını talep ederken, İngiltere’de de Kadın Hakları için ilk çıkışlar 1832’de gelmiştir. Bunlardan başka da İskandinav devletlerinde kadınlar 1880’li yıllarının başlarında politik haklarını ilan etmişlerdir. Buna karşın Orta Avrupa’daki ilk talepler 1900’lü yıllardan sonra, bazı Akdeniz ülkelerinde de Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkmıştır.

Kadın Hakları hareketinin oluşumunu başlatan;

  1. Sadece erkeklerin işine yarayan ve kadınları göz ardı eden seçim hakkı düzenlemeleri
  2. İngiltere ve Avusturya’da olduğu gibi ayrıcalıklı kadınlar azınlığının sahip olduğu seçme haklarını düzenleyen seçim yasası
  3. Sadece vatandaşlık haklarını değil, aynı zamanda da politik hakları elde etmeye çalışan kadın hareketlerinin güçlendirilmesi olmuştur.

Rusya, Avusturya ve Prusya devletlerinin hükmettiği Doğu Avrupa ülkelerinde, bağımsız bir kadın hareketi gelişememiştir. Buralarda, kadın haklarından daha çok bağımsızlık savaşı öncelik kazanmıştır.

Leave feedback about this

  • Quality
  • Price
  • Service

PROS

+
Add Field

CONS

+
Add Field
Choose Image
Choose Video
X